Okuması izlemesinden daha heyecanlı!
logo logo logo logo logo
Bu sitede yer alan yazılardan yazarların kendisi sorumludur.
Referans vermeden kullanmayınız.
ÖZEL
The Affair: Helenizm

‘Heteroseksüel saçmalığın 50 tonu’ konseptli dizimiz The Affair’le tuhaf  bir ilişkim var. Geçen sezonunu mesela yine bu sitede ona hakaretler eden, kötülemelere doyamadığım bir yazıyla kapatmıştım. Bir daha da izlemem artık diyordum ama yine tutamadım ve kendimi Noah’nın penisi kadar aşırı şişirilmiş bu hikayenin yine içinde buldum.

Bir kere hakkını vermek gerekiyor ki The Affair’in ikinci sezonu birinci sezonuna göre çok daha iyi. Bu sezonun en civcivli numarası, dizinin de temel alamet’i farikası olan bir ilişkiyi hem kadının hem de erkeğin gözünden anlatma oyununu bu sefer çiftlere dağıttılar. Böylece bir aldatma ilişkisinin sadece onu yaşayan kadın ve erkeği etkilemediğini, bunun sonuçlarının evliliğin diğer tarafındaki eşleri, yani diğer karı ve kocaları da ne hale soktuğunu öğrenmiş olduk. Bakın daha yazarken bile ne kadar sıkıcı ve uzun oluyor.

Açıkçası daha şu an bile kadın, koca, kocanın karısı ve kadının kocası, gibi tanımlamalardan yoruldum. Kusura bakmayın ama heteroseksüel seks çok sıkıcı.

The Affair’de uçkurlarına sahip olmadıkları için hayatları 180 derece değişen çiftimiz artık köyden çıktı ve kent kökenli bir hayat sürerek, toplumsal partner seviyesine yükseldi. Heteroseksüel çiftimiz Noah ve Alison tavşan gibi çiftleşmeye devam ediyor. Öyle ki bir klişe daha yaşandı ve  daha sezonun ortası olmadan Alison hamile kaldı. Gerçek bir köylüsün Alison!

Dizide cüretkar diye tanımlanabilecek seks sahneleri var. Ki bunların başroldeki kahramanlarla kendisini özdeşleştiren izleyici için önemini anlayabiliyorum. Evli, canı sıkılan ve artık seks hayatları monotona binmiş çiftler bu sahnelerde kopuyordur eminim. Ben ise bu ‘cüretkar’ seks sahnelerini biraz yaşlı pornosu gibi buluyorum.

1 2
Yiğit Karaahmet
18/12/2015 17:23
YORUMLAR




DİĞER HABERLER