Okuması izlemesinden daha heyecanlı!
logo logo logo logo logo
Bu sitede yer alan yazılardan yazarların kendisi sorumludur.
Referans vermeden kullanmayınız.
ÖZEL
Issız adamlar sarmış dört yanımızı
 
Ne Olur Issız Issız Bakma Öyle!
 
"Issız adamlar"ın ortak niteliklerinden biri, kapalılıkları. Her zaman sessiz, suskun değiller aslında, ilgilerini çeken konularda bazısı geveze bile olabiliyor. Ama sizin için hayati bir meselede ya da kişisel, ilişkiye dair konularda birer kapalı kutu oluveriyorlar. Ayrıca çoğunda bir görünüp bir kaybolma özelliği var. Bir gece ansızın geliverip insanı ağlatacak kadar güzel sözler ettikten sonra uzun süre kendilerinden haber alınamayabiliyor. Çoğunlukla güvenilir insanlara benziyorlar, sonra olabilecek her şekilde kalıbının adamı olmadıkları ortaya çıkıyor. "Gelirim" deyip, gelmiyorlar. "Ararım" deyip aramıyorlar. Bir randevuyu son derece sudan bahanelerle son dakikada iptal edebiliyor, daha kötüsü bazan da bahane bile bulmaya gerek görmüyorlar. Telefonlar birdenbire açılmaz oluyor. Şehrin çeşitli yerlerinde her saniye bir kadın ekiliyor. Yalnız ve öfkeli kadınlarla dolu masalar, evler. Bu adamlar genellikle sonsuza dek gitme becerisinden de yoksun. Dibini bile aydınlatmadan titreyip duran bir ampül gibi, arada bir görünüp kaybolarak bir umudu gündemde tutmayı başarıyorlar. Nasıl? Çünkü yapabiliyorlar! Yapıyorlar, affediliyorlar ve tüm bunlar ilişkilerin ruhunu çürütüyor. Anlık taktikler, günübirlik rest çekmeler, hırıltılı nefeslerle, sürüklenebildiği yere kadar sürüklenip gidiyor ilişkiler. Pek kimsenin de kimseyi gerçekten sevdiği falan yok aslında bu tür ilişkilerde, yenilip de güreşe doymayan pehlivan meselesi..."

İstisnasız şehirli ya da uzun süredir şehirde yaşayan bir adam bu. Kalbi kırık halde geliyor ve öncesi genellikle bir muamma oluyor. Ne kadar geriye giderseniz gidin zincirin bir halkası hep eksik kalıyor. Bunu ona kim ya da kimler yapmış? Kalp kırıklığı bu kadar tamiri zor bir şey mi? Öyleyse kadınların zoru ne? Her “yenilgi”den sonra parlak bir lastik top gibi yeniden havalara sıçrayacak enerjiyi nereden buluyor kadınlar ve erkekler neden, nereden bulamıyor? Hemen hemen her kadın ilerleyebilecek kadar kulaç atmayı becerirken ortalama günümüz şehirli erkeğinin rıhtıma vurmuş yaralı balık enerjisizliğinin sebebi ne? Dalgalanmış da durulmuş mu, koşup ardımızdan yorulmuş mu? Bu işte fena bir terslik var. Bu adamlar neredeyse eline tornavidayı alıp açıp içine bakma isteği uyandırıyor; öyle durup bekleyemiyorsunuz. Sanki yeterince derine gidilirse “arıza”nın kaynağına ulaşılabilecek.
1 2 3 4 5 6 7 8
Zehra Çelenk
14/02/2014 15:55
ETİKETLER : zehra çelenk , ekranella
YORUMLAR




DİĞER HABERLER