Okuması izlemesinden daha heyecanlı!
logo logo logo logo logo
Bu sitede yer alan yazılardan yazarların kendisi sorumludur.
Referans vermeden kullanmayınız.
ÖZEL
"O sahneyi keselim!"

Bir diziyi izlerken bize onun iyi bir dizi olduğunu gösteren bir çok emare vardır, senaryo, oyunculuk, ışık, ses, vb gibi. Ancak bir dizinin iyi olduğunu anlamamız için orada olduğunu hissetmememiz gereken tek bir öğesi vardır, o da kurgusudur. İzlediğimiz şey dizi olsun, film olsun çekilmiş görüntülerin kurgu marifetiyle birleştirildiğini seyircisine hissettirmeyen her kurgu, iyi yapılmış kurgudur bana göre. Ancak yazının spotunda inceleyeceğimizi belirttiğimiz dizilere ve kurgularına geçmeden önce bilmeyenler için, kısaca post prodüksiyon nedir, hangi departmanları barındırır, kurgu süreci nasıl işler gibi soruları kısaca cevaplandırmak isterim.

Post prodüksiyon; bir dizi ya da film için çekimden sonraki tüm aşamaları kapsayan kısımdır. Kurgu, ses miksajı, müzik, renk düzeltme, görsel efekt ve yayın bandının basılmasından oluşan tüm aşamalara kısaca post prodüksiyon denir. Türkiye şartlarında bir dizinin post prodüksiyon aşamaları genelde şu şekildedir: Dizinin ilk bölümünün çekimi aşamasında her şey yolunda ilerler, yayın tarihine hemen hemen bir ay kala çekimler biter. Geniş geniş kurgusu yapılır. Yönetmen, senarist ve yapımcı revizyonlarını yapar. Kurgu yönetmeni diziyi kilitler ve renk ile sese gönderir (Görsel efektli sahne varsa onlar da efekt grubuna gönderilir).

Bir yandan dizinin sesi yapılırken diğer taraftan görüntü yönetmeni ve yönetmen, color artist ile dizinin renklerine karar verirler. Dizinin rengi yapılır ve ilk bölümü genelde sorunsuz basılır. Olması gereken, tüm bölümler için bu sürecin işlemesidir. Ancak dizi yayınlanmaya başladıktan üç, dört bölüm sonra günler sıkışmaya, süreç aksamaya başlar. Yayın bandının, yayın saatine bir saat kala basılmasına kadar varır bu aksamalar. Sürecin sıkışıklığını anlayabilmek için şöyle düşünün, siz bir dizinin o haftaki bölümünün kurgusunu yapıyorsunuz ancak daha o bölüm bitmeden yeni bölümün çekilmiş sahneleri size gelmeye başlıyor. O haftaki bölüm basılır basılmaz, yeni bölümün kurgusuna başlamanız lazım.

Kurgu ekipleri bu yüzden adeta zamanla yarış içindedir. Hele bir de dizi görsel efektleri yoğun bir diziyse (bkz: Muhteşem Yüzyıl), bu süreç daha da yoğunlaşır. Önce efektli sahneler kurgulanır, onlar görsel efekt departmanına gönderilir, efektler yapılırken dizinin diğer sahneleri kurgulanır, efektten gelen bu sahneler diziye eklenir ve bölüm kilitlenir. Bu kadar yoğun çalışan bir departmanda hataların olması kaçınılmazdır. Bir de yukarıda bahsettiğim sürece gecenin bir vakti kurgulanmış bölümü izlemeye gelen ve beğenmediği yerlere revizyon veren yönetmenlerin, yönetmenlerin revizyonları yapılırken bölümü izlemeye gelen yapımcının o revizyonları beğenmeyip, başka revizyonlar vermesini de hesaba katarsanız, sürecin ne kadar sancılı olabileceğini tahmin edebilirsiniz.

Post prodüksiyon bu anlamda bir dizi için hataya en açık yerdir. Sette yapılan hemen her hata masa başında kapatılır ancak masa başında yapılan bir hatanın geri dönüşü (zamansızlıktan dolayı) pek yoktur, bu yüzden de kurgu ekibi olsun, görsel efekt departmanı olsun, ses departmanı olsun bir diziyi izlerken settekilere göre daha bir istim üstündedirler. Bu bilgiler ışığında bu sezon başlayan üç yeni dizi ve yönetmen ekibi değişen bir eski diziye göz atacağım.

1 2 3 4 5
Oben Reggio
27/11/2013 18:05
YORUMLAR




DİĞER HABERLER