Okuması izlemesinden daha heyecanlı!
logo logo logo logo logo
Bu sitede yer alan yazılardan yazarların kendisi sorumludur.
Referans vermeden kullanmayınız.
ÖZEL
Aslında çok kaliteliydik, neden böyle oldu ki?

Katıldığım bir workshop'da Birol Güven bir zamanlar pazar akşamlarının tapusunu alan Sihirli Annem'i Kadın İsterse ile nasıl alt ettiklerini anlatmıştı. Sihirli Annem bildiğiniz gibi fantastik kategorisinde bir çocuk dizisiydi ve çocuklar tabii ki kendi yaşıtlarının bolca bulunduğu bir dizi varken ebeveynlerini başka kanala geçirtmek istemezler. Eee aile yapımızda ''aman çocuk zırıldamasın da, otursun seyretsin,'' mottosu baskın bir pedagojik yaklaşım olduğu için Sihirli Annem'in karşısında kimse tutunamıyordu o vakitler. Birol Bey ve senaryo ekibi oturup düşünüyor ve çocuklar yatmaya gitmeden önce Sihirli Annem reklam kuşağına girdiğinde, Kadın İsterse’deki hikayeyi ve oyuncuları çocukların ilgisini çekecek atraksiyonlara sokarak izleyiciyi bu diziye çekiyor ve birinciliği Sihirli Annem’in elinden alıyor. Kadın İsterse'yi seyredenler Hülya Avşar, Cihan Ünal, Vildan Atasever ve Burçin Terzioğlu'nun tavşan kıyafetleri ile oradan oraya zıpladıkları sahneleri hemen hatırlar. (Ahahahahahh, çünkü unutması kolay olmayan görüntülerdi.) Bunu şunun için anlattım. Şu an değişken bir rating paneline yapım hazırlayan kanallar ve yapımcılar kime hitap edeceklerini şaşırmış durumdalar. (Rating paneli ve denekleri yine değişecek söylentileri de cabası.) Bu yüzden kanallar seyirci dinamiklerini göremeyen proje onaycılarından bir an önce kurtulmalı. Kanal yöneticilerinin çoğu işin erbabıyken onay verilen yapımları gördükçe ''Bu nasıl vizyonsuzluk?'' demekten kendini alamıyor insan. Hatta ''Bu eskiden tanışımdı, kaynımın oğluydu, üniversiteden arkadaşımdı,” diyerek kayırılan insanların kaktırdığı projeleri artık fark etsinler. Ya da fark edecek vizyonlu insanlarla çalışsınlar. Değirmen dönüyor nasılsa deyip çeşmenin altına kova itekleyen işgüzarların rezil projeleriyle kirlenen ekranlardan bir televizyon çocuğu olarak ben utanıyorum artık.

Hemen yakın zamandan bir örnek vereyim mesela; Fox atılım yapan ve istikrarını koruyan bir kanal. Yaz sezonunda benim en beğendiğim yapımcılardan biri olan Müge Turalı bir dizi hazırladı onlara: Ruhumun Aynası. Dizinin yaz sezonunda ve Ramazan ayında başlatılması zaten baştan hatalıyken bir de ilk yayına giriş saatinde korkunç bir hata yaparak, Zehra Çelenk imzalı, kurduğu dünyaya inandıran, kaliteli, seyirciyi keriz yerine koyan saçma kurgulardan kaçınan, tertemiz bir hikayeyi yedinci bölümde yayından kaldırdı. Seyircinin seyredeceği saati günü hesap etmeden yayına sokan iş bilmeyen kanal çalışanları yüzünden mütevazı bir işin başına bunlar gelebiliyorken, ''Kesin yılın dizisi biziz,'' diye havalı ortamlara akan yapımların başına neler gelir siz hesap edin. İş dizide de bitmiyor yani; yayıncı kanalın da işi bilen insanlarla çalışması gerekiyor sizin anlayacağınız.

Bir de iş tutmayınca “halk kalitemizi anlamadı”cılar var ki, evlere şenlik. Hayır abi/abla bir şeyleri yanlış yaptın ki tutmuyor işin. Neler neler tutuyor da seninki tutmuyorsa hesabını yanlış yapmışsın demektir. Maalesef egolar uzay seviyesinde olduğu için kimse yoğurdum kara demiyor. AB diye tabir edilen okumuş insanlar da gündüz pembe dizi seyredip o diziyi ratinglerde Prime Time'a sokuyorsa bu onların kalitesizliğinden değil yapımın ve yayıncının başarısındandır. “Seyirci bizi anlamadı” savunması duyduğum en rezil savunmalarda her zaman zirveye oynar.

İş bu haldeyken gelin beraberce, elimizdeki yeni başlamış dizilerin akıbetini tahmin edelim. Yaz sezonu bitmeden başlayan yeni diziler normal olarak düşük rating ve share oranları ile hayal kırıklığı yaşıyorlar şu ara.

1 2 3 4 5 6 7
Sümüklü Papatya
08/09/2014 13:25
YORUMLAR




DİĞER HABERLER