Okuması izlemesinden daha heyecanlı!
logo logo logo logo logo
Bu sitede yer alan yazılardan yazarların kendisi sorumludur.
Referans vermeden kullanmayınız.
ÖZETLİYORUM
"Evlenelim, hemen, Milano'da!"
Sezon: 1 Bölüm: 22

Sinsice avına yaklaşan kaplanlar (temsili) 

Pekiiiii peki peki. İki genç delüğanlının hayran hayran baktığı bir kadın, o kadının hayran olunası tüm özelliklere sahip oluşu, ağzından çıkan her kelimeyle adamların IQsunu bakkala gidip ekmek alıp gelecek kadar bir seviyeye düşürmesi ne kadar hoş bir sahneydi. Onu geç Sude zıpırının gelip kıskançlıktan çuaaat diye çatlamadan kapıya çuaaat diye çarpması neydi? İçim titredi vallahi. Elden ele bir biber gazı falan uzatın şu Defne’ye, bunu tenhada parampirçik etmese bari. En azından ''sen yaparsın, çünkü sen harikasın'' demeseydin Sinan. Vallahi billahi 38 ayrı yerinden ayıracak kızı. Poliiiiiisambilaaaaansbıçaklandııııııım.

*Topla topla topla topla, al bunu al bunu. Kafasını bastırarak polis otosuna bindirip göndericem ben bu kızı. Ömercim de sağolsun laf ettirmiyor piremsesine, ''ağzını topla'' dedi, çenesini kapattı Sude’nin. Canım yanlış insana gömüyorsun Defne’yi, dedikoduyu git Derya’yla falan yap. Peki Sude gidip ne yaptı, tabii ki ortalığı karıştırdı. Defne’ye duygusal girdi, duyar yaptı evine davet etti. Senin mi arkadaşın yok? Halbuki gözümde ''Merhaba, ben Sude. Bir entrika bağımlısıyım.'' sahnesi canlanıyor, yok mu terapiden falan arkadaşların? Defne de kıyamam işte hemen kabul etti teklifi. Neriman’dan normal bir şey çıkar mı be bonibonum?

Neriman: ''Tatlım her seferinde dedikoduya dalıyoruz, unutuyoruz sayıyı.

*Yine bir Nöro&Koriş aktivitesi: zengin sporu. Spor salonuna binlerce lira ver, spordan çok sporda ne giyeceğine dikkat et, ortalarda görüneyim de spor yapıyor dedirttireyim derdine düş, dedikodu yapayım diye koşu bandında yürüyüşten de yavaş bir seviyede takıl. Neriman’dan soğumuştum bir ara çevirdiği entrikalar yüzünden. Ama pilates topuyla voleybol oynamak, milletin suratına top atıp kaçmak, havuzlara düşürmek tam onun işi. Defne’ye dokunmazsanız bin yıl yaşayabilirsiniz. Roket takımı sizi. Bu arada Koray’ın zayıflara olan hırsı ve kötülükleri hayat kadar gerçek. Benim bazen ''sinir krizine giren balık etli ortalığı kana buladı'' haberlerine konu olasım geliyor. Helal Koriş, böyle böyle kazanacağız!

*Necmi’nin durumu o kadar zor ki. Sinan’ı çok seviyor, normal şartlar altında kızına bulabileceği en iyi damat Sinan’dır onun için. Ama kızının sevilmediğini, kızının sevdiği adamın da başkasına aşık olduğunu biliyor. Sinan’a uzak dur diyor ama demekle olmaz. Kızını kalorifere bağlaman lazım, ekmeğini suyunu verip bütün gün BabyTv izletip beynini kulaklarından akıtman lazım. Acaba bunları birbirine kırdırıp Sude&Sinan mı yaptırsaydık, temiz çözüm? Ay yazık Sinan’a Allah’ım sen sakla.

*Daha diyor güzel olacak diyor. Ama diyor sana yine eserse diyor onu bilemem diyor. Kız da durmuyor cevabı yapıştırıyor: ''Esmeyecek. Ben yerimi buldum.'' O zaman şu an yapılabilecek en mantıklı şeyi yapalım ve asansörde öpüşelim. DERHAL.

Her zaman hızlı alınan aksiyonları sevmişimdir. Öpüşmeye karar verin ve derhal öpüşün, işte böyle! İşte devinim, işte enerji! Ömer de iyi ki bi sevgili oldular, kızı nerede yakala öpücük virali gibi dolaşıyor. Raaaaabbim bunları da görebilecek miydik biz, Defne itiraz etmiyor çekilmiyor. Defne durup saçmasapan çekirdeğin tarihçesinden falan bahsetmiyor. Neler gördü bu gözler. Şimdi ise ihihihi diye gülüyoruz.

Yalnız Defnecim daha önce öpüştüğünde hiç öyle ''susar mısın:/'' tepkileri vermiyordun ^.^

Hayrola bu kadar utanacak kadar ne oldu asansöryalarda. İyi ki ekibimizin kameralarına yakalanmadınız. Kehkehkehkehkeh.

Genc_kiz_asansor_opusme.mp4

Habis oturdu içine kızın be, ne çirkef çıktın be.

*Defne kendi işini gömerken, Sinan da ''tamam be bakıcaz senin işine de, habis oturdu içine be'' diye azarlarken epeyce güldüm. Kız el frenini çekip ''ben yaptım ben, Yaşar usta!'' diye bağıramıyor ki. Tasarımdan soğudu, çizimden soğudu adeta.

Ömer’in yanındayken elbise beğenmek de artık…Tahmin etmen lazım alacağını…Eferim keloğlan, güzel strateji. Şaka şaka onu hiç düşünmemiştir bu safoz da, insanın ''acaba kocişim 20 bine aldığım çantayı kredi kartı ekstresinde fark edecek mi?'' diye tatlı küçük heyecanlara giresi gelmiyor değil.

Ömer’in mağazaya olan restinin artizliğini de Sinan yapıyor. Yalnız karşim nasıl da rest çekti seviyesinden NE REST ÇEKTİK AMA seviyesine geldi beş dakikada asjdljfafjl. Ortamlarda da ''Geçen bir rest çektim. Bak otur anlatıyorum, herkes ip gibi dizildi. Rest restrest dağıttım ortalığı.'' diye anlatır.

1 2 3 4 5
Pelin Arslan
24/11/2015 19:31
YORUMLAR




BUNLAR DA VAR