Okuması izlemesinden daha heyecanlı!
logo logo logo logo logo
Bu sitede yer alan yazılardan yazarların kendisi sorumludur.
Referans vermeden kullanmayınız.
ÖZEL
Previously on TV: Öteki Kadın 3.0 geliyor!

Teaser’ı sona koymuşlar

Kadın her ne kadar bu sezon bayıla bayıla izlediğim tek dizi olsa da artık fragmanda gördüğümüz sahneyle bitmesinden bıktım. Bahar’ın annesi ve cici babasının (gerçekten cici ama) geceleri mahvolmasın diye ‘O Kadın’ın telefonunu açmayacağı o kadar belliydi ki. Bir de bunun reklamlarla birlikte yarım saati aşan bir son sahne olmasına katlanamadım.

Fragmanda gördük, bu hafta Sarp bütün uğursuzluğuyla ortaya çıkıyor. N’oldu şimdi gerçekten hafızasını mı kaybetti yani? Ahu Yağtu yine bütün ‘öteki kadın karakteri’ deneyimiyle şovunu yapacak belli de, ben olaylar gelişene kadar Sarp hikayesine hiç güvenmiyorum. Özellikle de Arif bu kadar derinleşmişken. Tamam Caner Cindoruk’a ayıp olmasın diye Sarp yaşıyor olsun ama sonra Bahar’a ve çocuklara geri dönemeden deli karısı Ahu Yağtu ‘Öteki Kadın 3.0’la bir kazada ölsün ve bütün paralar çocuklara kalsın... Nasıl fikir?

Ahu Yağtu'dan Öteki Kadın 3.0

Bölümün yükseldiği anlar ise bütün duruluğuyla insanlarla ilgili bize fikir veren yerlerdi bir Kadın klasiği olarak tabii ki. Bir tanesi Bahar’ın, Arif’le Berşan hakkında konuştuğu sahneydi. Arif’in en yakın arkadaşı ve Berşan’ın ilişkisinde önce aşkı için üzüldüğünü ama dostunun yaptığı ihaneti hiç unutmadığını söylemesi çok gerçekti. Bahar’ın Arif “En yakın arkadaşımla birlikteymiş,” dediğinde olayın çirkinliğine inanamama ve utanç ifadesi de bu kızın öyle şeylerle o kadar alakasının olmadığının kanıtıydı. Saflıktan öte,  öyle arkadaşının sevgilisini çalmalı falan hesapları hiç bilmeyen insanları dizide de olsa görmek, ister istemez çok garip geliyor insana.

Bir diğer lekesiz olay da Ceyda’nın Bahar’a, ailesinin telefonla ilgili açıklamaları için yaptığı yorum: “Şimdi inanıver sonra buradan gideceğin zaman inanmazsın.” İnsan ilişkileriyle ilgili o kadar güzel bir ayrıntı ki bu. Etrafımızda çoğu insan büyük ihtimalle bu kolaycılık yüzünden evliliğini sürdürüyor, işinde ‘mutlu’ oluyor, arkadaşlarına çok güveniyor.

Böyle derinleştikten sonra şimdi biraz asabımın bozulduğu ve sonra da içimin yağlarının eridiği kısma gelmek istiyorum. Şirin’i hiç sevmem, en acı şekilde ölmesini istiyorum falan, oraları ayrı. Ama o çocukların teyzeleriyle evde kaldılar diye zıplamaları, o heyecan gösterileri falan o kadar sinir bozucuydu ki ben olsam evden atardım ya da bir odaya kilitlerdim o çocukları. Bahar’ın çocukları herkesi anneleri gibi sanıyor. Ondan aldıkları aşırı sevgi, o saf dünya kavramı, çocukları sevgi arsızı yapmış biraz. Herkesin yüzüne yüzüne şefkat arayışıyla bakıyorlar. Sanırım Bahar başka bir çocuk bakımı yöntemi bulmalı. (Fox, salı)

 

İmkansız ve talihsiz aşıklar, ne yapsalar olmuyor.

Konuşmalar konuşmalar

Vatanım Sensin iyi tabii, hala çok hoş da ben artık çok sıkıldım uzun uzun konuşmalardan. Mirliva Tevfik yüzünden oluyor sanıyordum bu tutunması zor ters köşeli beyin fırtınası konuşmalar, Tevfik öldü gitti hala böyle konuşuyorlar. Ben zaten tutunamıyorum böyle ciddi konulara, konuşmalar da uzadıkça her şey anlamsızlaşıyor benim için. Sonra birtakım gönül işlerine bazı yorumlarım var. Yıldız’la Alexis’e ne oldu? O iş yürür gibiydi. Yakup’la Yıldız’ı pek yakıştıramıyorum. Yakup daha iyilerine layık. Ha bu arada Alexis’i sevmiyor değilim, olaylardan kopuk gündemi kafa tazeliyor. Yine de sezonun en bomba karakteri Alexis’in babası. Aşırı komik, tamamen kendiyle ilgili, kendi kendine insanlara tepkiler veren deli bir adam. En çok onu seviyorum. Hilal’e de aşkın hiçbir hali yakışmıyor bu arada. O asi vatanperver haliyle aşk acısı çekmek de yakışmıyordu, kavuşmak da yakışmamış. (Kanal D, perşembe)

 

Kadınların başına gelen gelene.

Pilot ekip dağılsın

Kalbimdeki Deniz biliyorsunuz kadına şiddet konusunda pilot bir dizi. Proje yürütüyor bu konuda. Ama alttan alta kadınları kadınlık hallerinden ötürü cezalandırarak biraz iki yüzlülük yapıyor. Fikriye karakteri (ki artık sadece baş ağrısı yaratan bir karakter) Deniz’le Alihan’ın mahkemesinde Deniz aleyhine konuştuğu gün kaçırıldı, hatta neredeyse tecavüze uğruyordu. Bu sahne yaptığı kötülükler yüzünden izleyicilerin “Oh” çekeceği sahne miydi? Ya da Hülya’nın yaptığı kötülükler ortaya çıktığında bebeğini düşürmesi? Neden kadına şiddet konusunda sosyal sorumluluğu olan bir dizi kadınları yine kadınlık durumlarından cezalandırıyor acaba? Şimdi Hülya da primetime’daki pembe dizi kötülük furyasına katıldı, evlerini yaktı, Şebnem’i öldürmeye çalıştı, çiftliği falan aldı. Şebnem de komada insanlara sesleniyor onu duysunlar diye yakarıyor. Kalbimdeki Deniz’i de Cennetin Gözyaşları ve Meryem’le birlikte soap opera başlığı altına toplayabiliriz artık; ki hiçbir farkları yok. (Fox, cumartesi)

 

Ayça Varlıer, Ufuk Özkan ve Erkan Sever'le birlikte başrolde.

Hadi oturalım

Bütün bunların arasında pırıl pırıl bir TRT dizisi var. Kalk Gidelim. Yaşlanıyor muyum, artık emekli mi olmam lazım bilmiyorum ama o kadar hoşuma gidiyor ki dizi. Bence biraz vakit ayırın. Köy dizisi ama öyle aksan zorlayan hebele hübele konuşmalı değil. Farklı bir şey izlemek isteyenler için harika bir dizi olabilir.  (TRT1, cumartesi)



BAĞLAN KESKİN

 

YORUMLAR




DİĞER HABERLER