Okuması izlemesinden daha heyecanlı!
logo logo logo logo logo
Bu sitede yer alan yazılardan yazarların kendisi sorumludur.
Referans vermeden kullanmayınız.
ÖZEL
Amor Fati ve Yağız Egemen’in Hayat Hikayesi

Dünya tarihinin en bilindik çatışmaları kardeş çatışmalarıdır. Habil ve Kabil’den, Osmanlı’nın da dahil olduğu çeşitli hükümdarlıklara kadar neredeyse tüm dünya tarihi aynı zamanda kardeş kavgalarının da tarihidir. Yüzyıllar boyunca kanlı savaşlara sebep olan, devlet yönetimlerini, politik yapıları değiştirebilen kardeş çatışmasının günümüzde devam ettiğini ama aile ile sınırlı kaldığını söylemek mümkündür. Bugün pedagojinin hala üzerinde en çok durduğu konu kardeş kıskançlığı ve sebepleridir. Çocuklar anlaşmazlıklarına rağmen, birbirleriyle iyi geçinmek, paylaşmak ve birbirlerini korumak üzerine eğitilirler. Alın yazımız nedeniyle aynı aileye doğduğumuz için yönetmek zorunda kaldığımız bu ilişkinin ne kadarı doğal, ne kadarı kurgulanmış bir ilişkidir, işte bu cevaplaması zor ve karışık bir soru.

Bence en azından reşit olana kadar aynı kaderi paylaşmak zorunda olan kardeşlerin ilişkilerinin ne kadarının doğal ne kadarının kurgulanmış olduğunu hayatlarının geri kalanında karşılarına çıkan olaylara birlikte verecekleri tepkiler belirliyor. Kardeşliklerini gün geliyor test etmek zorunda kalıyorlar. Haliyle kardeşlik, basitçe sosyal yaşamı ve aileyi düzenleyen otoritenin ısmarladığı bir ilişki deyip geçilmeyecek kadar önemli ama tartışmaya açılamayacak kadar kutsal diyemeyeceğiz zor bir birliktelik. Doğal yollardan kardeş olanların bazıları bu süreci yaşamak zorunda; peki kardeşlerden biri evlatlıksa durum ne kadar değişir? Evlatlık çocuğa üç yaşından sonra gerçeğin söylenmesi tavsiye ediliyor. Bunun, benim üzerine konuşamayacağım kadar uzmanlık bilgisi isteyen sebepleri var. Bu yazıda geçen haliyle altını çizmek istediğim konu şu ki, bence de evlatlık çocuğun aşmak ve yüzleşmek zorunda kalacağı ilişkilerin, acısına ve tatlısına ortak olacağı hayatın doğal alın yazısı olmadığını bilmeye hakkı var.  

Bu durumda Yağız’ın içine doğmadığı bir ailenin sorumluluğunu haberdar edilmeden üstlenmeye zorlanması ne kadar adil diye sormamız gerekmiyor mu? Yağız’ın doğal kardeşlerin bile gün gelip test ettikleri ilişkilerini gerçekten kardeşi olmayan Sinan’la test etmeye hakkı yok mu? Hazım Egemen’in alın yazısıyla, gerçek şartlarıyla oynadığı bir adama, kendi elleriyle yazdığı ve kimseyi haberdar etmediği bir kader nedeniyle hesap sormaya hakkı olup olmadığını tartışmamız lazım değil mi? Hazım’ın, Yağız’a maddi olarak sağladığı imkan, hesap sormasını meşru mu kılıyor?

Yağız ve Sinan’ın kardeşliği doğal mı? Kurgulanmış mı?

Sizi bilmem ama ben oyuncuların diziye getirilen “ahlaksız ilişki” eleştirisini “bu sadece kurgu” diye cevaplamasından çok rahatsızım. Deniz Baysal setten yapılan bir canlı yayında bence verilebilecek en güzel cevabı verdi; “ama sen evlatlıksın.”

Yağız Egemen evlatlık. Sinan ve Yağız gerçekten kardeş değiller. Buna da şöyle cevap verecekler çıkacaktır; kardeşlik kan bağıyla oluşmaz. Evet, ama yukarıda örneklemeye çalıştığım şekliyle bazen kan bağıyla da oluşmaz. Her şeyden önce kan bağıyla ya da değil, kardeşlik tartışmaya açılmayacak bir ilişki biçimi değildir. Yağız, Sinan’a yeterince abi olmuştur. Kendini test etmiş, Sinan’la kardeşlik ilişkisinin kurgu olmadığını ispat etmiştir. Aşık olmaması gereken bir kadına aşık olduğunun farkındadır, uzak durmak için elinden geleni yapmıştır, gitmeye kalkmış, sevdiği kadını elleriyle kardeşine göndermiş, hatta en son o kadına “git” bile diyebilmiştir.

Bir de Sinan, Yağız’a yeterince kardeş olmuş mudur sorusunu sormak gerek. İlk kez kardeşlik yaptığında yani Kerime’nin oğlu gibi davrandığında bile bunu bir şantaj aracına dönüştürmekten geri kalmamasına rağmen, Sinan’la ilgili umudumu korumayı tercih ediyorum. Yağız’ı gerçekten sevdiğini ve Yağız’ın da Hazan’ı sevdiğini öğrendiğinde aralarındaki kardeşlik ilişkisini testten geçireceğine ve kurgu olmadığını ispatlarcasına aradan çekileceğine inanıyorum. Öyle olmalı. Tüm dünya tarihini kaplayan kardeş kavgalarına inat, öyle olmalı. Yapın bunu, bizi kardeşliğe inandırın.

Yağız ne Sinan’ı kardeş ne de soyadını Egemen olarak seçti; hem de seçme hakkı varken. Seçme hakkı ondan gasp edildi. Bu kadere ve alın yazısına doğduğunu sanıp ona göre yaşadı. Şimdi Yağız Egemen olduğuna inandırılmış olmasının bedeli ödetiliyor ona.

Amor Fati. Evet, kaderinizi sevin ama sizin olduğunuzdan emin olduğunuz kaderi sevin. O kaderi, içine doğduğunuz aileyi, coğrafyayı, uyruğu, cinsiyeti kısaca hayatın ne olduğunu anlayın, kabul edin, etmiyorsanız da itiraz edin ama tüm bunların sizin doğal ve gerçek şartlarınız olduğundan emin olun.

Yağız bir Egemen olmasaydı daha az parlak bir hayatı olacağı savını, alın teriyle işini yapıp, doğduğu kaderi kucaklayarak dürüstçe çıkış yolu arayan, çalışan, mütevazı ama saygın hayatlar süren tüm emekçi sınıfına hakaret sayarım. Mehmet Yıldız, Yağız Egemen kadar parlar, mahallesinin en özel adamı olmayı başarırdı. Belki Hazan’la çoktan tanışmış, hiç hak etmediği aşağılanmalara katlanmak zorunda kalmadan huzurlu hayatına devam ediyor da olabilirdi. Eğer seçme şansı verilseydi.

Gerçekten kim olduğunu bilmeden yaptığı tüm o fedakarlıkların, en az diğerleri kadar hata yapmaya, seçim yapmaya, yanılmaya hakkı olan birinin hayatına ipotek konularak yaptırıldığının umarım farkına varırsınız. Bu suçtur. Vicdani suçtur. Ahlaki suçtur. Hele bu alıkoymayı Hazım Egemen kendi vicdanını susturmak için yaptıysa tüm bu suçlar kendini ikiye katlar. Hazan sessiz kaldığı için şu anda en az Hazım kadar sorumlu. Sevdiği adamın çocukluğundan beri kendine sorduğu soruların cevabını biliyor. Onu, babası sandığı adamın karşısına dikilmesini sağlayabilecek hayati bilgiden mahrum bırakıyor. İkinci kere özgürlüğünü elinden alıyor. Finale mi sezon finaline mi kalır bilemiyorum ama bu sır ortaya çıktığında Yağız’ın darmadağın olacağına şüphe yok.

Umarım dizi yeni sezonda devam eder de Yağız’ı toparlamaya çalışan, Hazan ve Yağız’a tüm kalbiyle destek olan ve umarım ki hayatının aşkıyla karşılaşan bir Sinan izleriz.

Yolunuz açık, reytinginiz bol olsun.

URBAN FRINGE

 

YORUMLAR




DİĞER HABERLER