Okuması izlemesinden daha heyecanlı!
logo logo logo logo logo
Bu sitede yer alan yazılardan yazarların kendisi sorumludur.
Referans vermeden kullanmayınız.
ÖZEL
Previously on TV: Bir hafta boyu üşüten kötülükten aşırı oyunculuğa

O bir gece üşüdü, biz bir hafta dertlendik.

Kadın: Sıradan kötülükler

Bu hafta eminim herkes Kadın’ı izlerken Şirin’in Bahar’ı eve aldırmayıp sabaha kadar kapıda beklettiği sahnede en az Bahar kadar üşümüştür. Çünkü kanları donmuştur. Kadın’ın neden iyi bir dizi olduğunu işte bu sahneden anlayabiliyoruz. Diğer dizilere baktığınızda bölüm başına bilmem kaç vurulma, beş fuhuş baskını, yedi evden kovma, sekiz tokat atma gibi şeyler oluyor ama etkisi? Biz Şirin’in Bahar’a yaptığını sadece salı günü değil, haftanın geri kalanında da hazmedemiyoruz. Tarlabaşı’ndan Haticeler’e gelip “Rakı var mı, başım tuttu,” diyen Ceyda gibi ambale oluyoruz. Diğer dizilere göre bu kadar basit bir kötülüğü unutmamamızın sebebi aslında ba’yaa büyük bir olay olması ve ağırlığının iyi hissettirilmesi. Sanırım Kadın’da Bahar’ın başına asla iyi bir şey gelmeyecek, dizinin iskeleti bu zaten. Bahar’a üzülüyoruz ama mutlu mesut bir hayatı olsa hangimiz diziyi izleriz ki? Bir önceki hafta çocukların eş zamanlı olarak Sarp’ı rüyalarında gördüğü sahnede aynı anda Sarp da bir kadının yanında uyandı; evde dolandı, deli deli geri dönüp baktı falan. Bence o sırada Sarp gerçekten bunları yaptı. Sarp’ın yaşaması Bahar için iyi bir şey ise bile dizi için hiç de iyi değil. Bu haftakii bölüm fragmanında Şirin’in telefonundan Bahar arandığında numaranın “O Kadın” olarak kaydedildiğini gördüğümüz bu harika dizi kendini baltalamış olur.

 

Esmanım'ın karanlık günleri.

İstanbullu Gelin: Kadınlar var mıdır?        

İstanbullu Gelin ise Esma’nın aşk hikayesine oğullarının tepkisiyle geçti gitti. Yani bu kadar abartacak ne vardı? Hele o küçük velet. Garip’in evine gidip adama saldırmalar, kızı araya girdiğinde “Sen bu işe karışma,” demeler. Bir dakika, niye karışmasın ya? Adamın kızı o. Sen babasını tartaklarken odasına mı gitseydi? Bu nasıl bir kadını birey saymamaktır? Onun karışmaması gerektiğini, bu dünyanın size ait olduğunu nasıl düşünürsün? Annesine de “Biz kimseyi getiremiyoruz, sen bize üvey baba mı getireceksin?” diyor bir de. E tabii hizmetçiyi getirirsen annen istemez, niye istesin ki? Seni kötürüm yapan o paçoz kızı da kimse istemez üzgünüm ama Murat. Gerçi eminim Esma istediğin kişiyle evlenmene izin verse bile sen aynı tepkiyi verirdin. Faruk’u düşünün. Her şeye rağmen Süreyya ile mutlu mesut, sonunda annesi karısını kabul etmiş yine arıza. Ay saçların beyazlamış koca adam olmuşsun bu neyin tribi.

Bölümün bir başka saçma olayı da Can ve Adem işbirliğinin kurulmasıydı. Dizinin en kondurma sahnesiydi. Gerçek hayatta insanlar birbirlerini bulup “Ortak düşmanlarımız var hadi onlara kötülük yapalım,” demezler. Zaten sünepe Fikret, Adem’in delilik seanslarını sıkıcı, ağır ve rutubet kokan enerjisiyle bozduğu için üzülüyordum bir de şimdi sapık Can Adem’in sahnelerini işgal edecek. Oysa biz Adem’in Game of Thrones, Stranger ThingsDark izleyip kabus görmesine bayılıyorduk. Bu arada bence Adem’in psikoloğu gerçekten psikolog değil. Öyle danışanını yadırgaya yadırgaya, yargılaya yargılaya, yönlendire yönlendire hareket eden eden terapist mi olur? Bence Tilbe Saran’ın karakteri gerçek psikoloğu öldürüp onun yerine geçen tehlikeli bir deli.

 

İç ses, iç nefes.

Gülizar ve iç sesi

Gülizar neden kendiyle konuşuyor? Çok fazla şey var söyleyecek diziyle ilgili. Bir kere Gülizar ve yeni tanıdığı gerçek ailesinin birbirlerine Arjantin dizisi tadında düşmanlığı izleyeni hiç de kendine bağlayan bir şey değil. İkincisi Gülizar ve Suzan’ın birbirleriyle konuşurken çok fazla laf kalabalığı yapmaları. Gülizar o kadar dağınık bir dizi ki Berkay Ateş bile kendini gösteremiyor öyle söyleyeyim. Gülizar’da kendini gösteren tek insan Teksoy. Canım benim yakışıklı pavyon fedaim sen nerede çalışıyorsun bir gün canlı müziğe gelelim. Bol bahşiş bırakırım.

 

Meltem'in Şah'tan Şahbaz'a yolculuğu.

Çocuklar Duymasın adult version

Çocuklar Duymasın’da Meltem ve Haluk’a n’oldu? İkisi de boşanma sürecinde diğerinin öbürünü aldattığını düşünüyor. Sonra Meltem anlıyor, Haluk’un iyice sinirleneceği şekilde sanki kendi aldatmış da bu konuda çok haşlakmış gibi davranıyor. Bütün bunlar olurken ortada Meltem’e asılan porn star bir adamla, eskort enerjili Tutku diye bir kız dolanıyor. Gönül ile Tuna her şeye burnunu sokan o arkadaşlara dönmüşler. Arka fonda sürekli bir piyano çalıyor, gergin gergin. Sanki Temel İçgüdü filmindeymişiz gibi notalarla çalıyor üstelik. İşin garip kısmı da ben de geriliyorum, heyecanlanıyorum, ona kızıyorum.

 

Aşırı mı? Aşırı mı? AŞIRI MI?

Cennet’in jest ve mimikleri

Cennet’in Gözyaşları adlı Gülizar’dan sonraki en Arjantin pembe dizisinde Esra Ronabar’ın aşırı aşırı tepkileri diğer bütün oyuncuların hakkından çalıyor. Bunun dışında, Arjantin pembe dizilerinin geyikten uzak karanlık zamanlarını hatırlatan Cennet’in Gözyaşları gösterdiği drama performansıyla gerçekten hayran olunacak bir yapım. Özellikle Ebru Destan’ın kimin aklına gelip de kadroya dahil olduğunu çok merak ediyorum. Mükemmel hamle. Geçtiğimiz bölümün tek bir falsosu vardı o da neden zengin kız zengin çocukla yattı sanılıyor diye evlenmek zorundalar? Siz zenginsiniz nerden edindiniz bu köylü köylü özellikleri kendinize gelin!



YORUMLAR




DİĞER HABERLER