Okuması izlemesinden daha heyecanlı!
logo logo logo logo logo
Bu sitede yer alan yazılardan yazarların kendisi sorumludur.
Referans vermeden kullanmayınız.
ÖZETLİYORUM
Will, kozasından çıkıyor
Sezon: 2 Bölüm: 8

Tuhaf olmakta sorun yok arkadaşlar. Bakın Hannibal’a da tuhaf neymiş görün.

Donmuş bembeyaz bir gölün ortasında dostluklarını tazelemeye çalışan Jack ve Will’e açıldı ekran. Balık tutuyorlardı ve sohbetleri balık yakalama üzerineydi. Ama Will’in bahsettiği yöntem bize neleri izleyeceğimizin sinyallerini veriyor resmen.

Will Graham: Ben iyi balıkçıyımdır, Jack.
Jack Crawford: Sen onu oltaya getir, ben karaya çıkarırım.

Balıkçılarımıza balık ziyafeti çekmeye yeltenen Hannibal’a Will’in gönderme dolu sözleri kaçınılmazdı. Jack, Will ve Hannibal uzun zaman sonra yine aynı masadaydı. Menüde balık vardı. Jack ikili arasındaki laf dalaşını hafifletmeye çalışırken Will’i çenesi hiç durmuyordu. Hannibal ve Jack, Will’i inanmadığı bir gerçekliğe inandırmaya çalışıyorlardı. Aslında sen Hannibal’ı çok seviyorsun canım ya, kafandaki sorun nedeniyle Hannibal’ı böyle gördün, Hannibal’i öldürtmeye çalıştın tamam ama hele bir sor niye çalıştın? Bir yamyam psikiyatrist, onu öldürmeye çalışan hastası ve bir FBI ajanı… Zorlasan bir fıkra çıkardı hani.


Hannibal’ın balık sofrasına hoş geldiniz…

Yeni vaka ile karşılaştığımızda bu kadar afallayacağımı düşünmemiştim. Ölü doğum yapan atın karnından çıkarılan kadın diye bir şey yazmak nasıl bir kafanın ürünü hala sorgulamaktayım açıkçası. Kadın tekrar hayata döndürülmek amacıyla atın karnına yerleştirilmişti. NASIL YANİ? BUNU NASIL DÜŞÜNDÜNÜZ GERÇEKTEN?

Vakalar birken iki oldu birden. Hannibal’ın yeni hastası Margot, öz abisi tarafından cinsel saldırıya uğramıştı. Ağabeyi hakkında gördüğümüz şey kardeşine cinsel saldırıda bulunurken “Çikolatayı kabul etmeliydin, Margot,” deyişi ve yüzüğüydü. Gerçi bu bir-iki bölümlük vaka gibi geçiştirilmeyecek, zira Mason Verger gibi ciddi bir karaktere giriş yaptı Hannibal bu bölümde. Kitapları okumadım ama bu da kim diye soranlar, Mason Verger’ı araştırıp meraklarını giderebilirler. Kitap-dizi karşılaştırması sevmediğimden bunun araştırma kısmını size bırakıyorum. Kendisi hakkında verebileceğim ipucu ise Hannibal Lecter’dan psikopatlık açısında çok da farklı olmayan bir karakter izleyeceğiz.

Mason Verger’ın kardeşi Margot’la tanışın…

Hannibal, Margot’nun ağzından laf almaya çalışıyordu ama karşısında güzel olduğu kadar zeki bir kadın vardı ve Hannibal’e istediği cevapları vermedi. Hoş Hannibal da bu cevapları alamayacağının farkındaydı zaten. Asıl amacı sorduğu sorularla Margot’yu kardeşi hakkında gaza getirmek gibiydi. Hatta muhabbet öyle bir boyuta geldi ki, hani madem sen öldürmeyeceksin, öldürtebilirsin de, hatta ben öldürürüm olmadı der gibi üstü kapalı laflar etti Hannibal beyimiz. Margot’nun manyak kardeşi iştahını kabarmıştı anlaşılan. GNAM GNAM GNAM…

Hannibal, Mads Mikkelsen’ın çekiciliğini yeni keşfetmişçesine bu bölümde de oldukça şık bir sahne ile Hannibal ile Alana’nın meşkini izlettirdi bize. Alana, Hannibal için endişeleniyordu. Salak Alana’nın Will’de göremediğini Hannibal söyledi. Seni tehlikede gördüğü için bunu yaptı dedi Hannibal. Bu Hannibal’dan duymayı beklemediğim bir şeydi açıkçası.

Mads Mikkelsen’a iç geçirenler parmak kaldırsın… PS: Alana’yı sevmiyoruz.

Atın içinden çıkan kadını incelemeye başladılar. Hiç ummadıkları bir şeyle karşılacaklarını anlamıştım da kızın içinden de kuş çıkacağını tabii ki öngörememiştim. Kızın boğazına takılı nesneyi çektiklerinde kalbi atmaya başlamıştı. Meğer pır pır atan kalp değilmiş de, kuşmuş. Atı açtıkça içinden matruşka gibi bir şeyler çıktı efendim, durduramadık.

Sıra Will’in empati yapmasına gelmişti. Katilin kadını atın içine yerleştirmesinin hikayesini bir kez de ondan dinledik. Will, katilin ortamın yabancısı olmadığını Jack’e söyledi ki kendisini bulmak da hiç de zor olmadı. Katil şüphelisi olarak karşımıza çıkan Peter Bernardone, asosyal ve psikolojik olarak sorunlu birisiydi. Ahırdan bozma bir mekanda neredeyse her çeşit hayvanın kafeslerde bulunduğu bir ortamda yaşıyordu. Peter, hayvanlara büyük bir merhamet besliyordu. Cesedi atın karnına Peter yerleştirmişti fakat onu öldüren o değildi, bir başkası tarafından yönlendiriliyordu. Bu, Will için hiç de yabancı bir durum değildi.

Will ile Hannibal’ın seansına başladık. Dedim ya durum yabancı değil diye. Will, Peter’ı kendisine benzetiyor ve Hannibal’ı öldürme arzusu giderek artıyordu. Onun yalanlarına katlanmak ve bir yalanın içinde olmak istemiyordu.

Will Graham: Sen rol yapmak zorunda olabilirsin ama ben değilim.
Dr. Hannibal Lecter: Hayır, değilsin. Benimleyken değilsin.
Will Graham: Senden hiçbir şeyi kabul etmeni beklemiyorum. Kabul edemezsin. Fakat ihmal suçlarını açık yalanlara tercih ederim, Dr. Lecter. Bana yalan söyleme.

Will artık Hannibal’ı öldürmek istemiyor, ilginç buluyordu…

Atın içinde bulunan kadın tek maktul değildi. Boğazındaki topraktan diğer cesetlere ulaştılar. Peter iyice şüpheleri üstüne çekmişti. Will ise Peter’da kendini görüyordu. Onun çaresizliği kendi çaresizliğiydi, onun kurtuluşu da kendi kurtuluşuydu belki de. Will, Peter’ın bir gölgesi olduğunu çözmüştü bile. Zavallı Peter, bir sabiti olsaydı, bu hale gelmezdi halbuki (SİZE LOST ŞAKASI YAPTIM.)

Peter’ın sosyal görevlisi bu gölge tanımına cuk diye oturuyordu. Oyuncu seçimi de gayet başarılıydı her zamanki gibi. Adamın yüzüne bakınca gerçekten bir manyak olduğunu anlayabiliyordunuz. Sabit bir sırıtış, sorulan sorular sırasında endişeli tavırlar, tekrar sabit gülüş falan derken varlığından bile huzursuz oluyordunuz. Tek sorun kanıt olmamasıydı ama bu onu suçüstü yakalamalarına engel değildi.

Dr. Alana Bloom: Toplumun, geri kalanımızı tetikte tutmak için birkaç psikopata ihtiyacı var.

Sosyal görevli, Peter’ın kendisini ele vermesinin intikamını hayvanlarını kafeslerinden salarak aldı ama Peter bunu onun yanına bırakmayarak onu da öldürdüğü atın içine tıkmayı başardı. Bu olay gerçekleştikten sonra Will ile Hannibal Peter’ı görmeye gittiler. Peter’ın sosyal görevliyi öldürdüğünü düşündükten sonra onun da atın içinden çıkması onlar için de sürpriz oldu. Sıra Will’in bu tablo karşısında ne yapacağını görmemize gelmişti. İçindeki ‘kötü insanlara kötü şeyler yaptığında iyi hissetme’ duygusuna ket vurabilecek miydi, yoksa sosyal görevliyi öldürerek bu duygusunu tatmin mi edecekti? Will, tatmin olmayı seçmişti ama Hannibal yanı başında bunu yapmasını engelledi. Ve eserinden o kadar memnundu ki bunu kelimelerle ifade ederken yüzünden gülücükler saçılıyordu.

Hannibal’dan Will’e: Tüm bilgim ve müdahalelerime rağmen, seni asla tamamen önceden tahmin edemiyorum. Tırtılı besleyebilirim ve krizalite fısıldayabilirim, fakat kozadan çıkan şey kendi doğasını takip ediyor ve beni aşıyor.

Yeni bölüm özetliyorum’unda görüşmek üzere.
 
 
YORUMLAR




BUNLAR DA VAR