Okuması izlemesinden daha heyecanlı!
logo logo logo logo logo
Bu sitede yer alan yazılardan yazarların kendisi sorumludur.
Referans vermeden kullanmayınız.
ÖZETLİYORUM
Fantastik kız Bo
Sezon: 1 Bölüm: 1

Bo ve rahip kılığına giren Winter.

İçinden çocuk geçen dizileri severim. Daha sahici ve içten gelir bana.

Believe, bir şarkıyla açılıyor. Bo’nun söylediği bir şarkıyla. Bir çocuğun şarkısı.

Arabanın içerisinde bakıcı anne ve babasıyla bir yere gitmekte olan Bo, yanlarında bitiveren bir başka arabanın etkisiyle kaza yapıyor. Kazayı yapmalarına sebep olanlardan biri kazazedeleri incelemek için olay yerinde bittiğinde, Bo’nun babası ufak bir hareketle boynu kırılarak öldürülüyor. Annesi ise Bo’yu kaçırıp saklamaya kararlı. Fakat faydasız bir çaba bu, o da boynu kırılarak öldürülüyor.

Bu çocukta ne var acaba? Anlıyoruz ki kilit soru bu.

Kim bu çocuk? Neden “kötü” adamlar onu istiyorlar?

Bu sorunun türevleriyle boğuşurken bir hapishanede alıyoruz soluğu.

Rahibin biri, günah çıkma merasimi için tutsağın birini ziyarete gidiyor. Adının Tate olduğunu öğrendiğimiz kişi yedi senedir hapishanede bulunan, kimse tarafından inandırıcı bulunmayan, oldukça yalnız bir tip. Belki de suçluların hepsi yalnızdır? Ama sahi o gerçekten suçlu mu acaba? Demeye kalmadan rahibin aslında günah çıkarmak için filan gelmediğini, Tate’i kaçırmak için geldiğini öğreniyoruz, ama bu da bir kılıf, rahip aslında kaza ile ilgili yardım almak istiyor mahkûmdan. Ondan kızı kaçırmasını istiyor ve biz de bir başka sahneye yuvarlanıyoruz.

Kaza sonrası bir hasar olup olmadığını öğrenmek için beyin MR’ı çekim sırasında Bo, bir anda bilinci yerine gelince korkarak bağırmaya başlıyor. Tam bağırma sayılmasa da içinde bulunduğu durumdan hoşnut olmadığını hissedeceğimiz şekilde konuşuyor. Bu konuşma sonrası, bir anda elektrik saniyelik olarak gidip geliyor, gidip geliyor. Tıpkı tiyatro flaşörü gibi.

Ardından mahkûm, rahip kılığındaki adamın teklifini kabul ediyor. Organize plan sayesinde adam kaçırılıyor ve hapishane görevlileri atlatılıyor. Dakika almayan kaçırma olayı oldukça şaşırtıcı. Ve mahkûm Tate, artık özgür bir adama dönüşüyor. Sadece biraz özgür… Rahibin de içinde bulunduğu grup tarafından başına siyah bir torba geçirilerek kaçırılıyor ve bir sabah vakti soğuk su eşliğinde hayata döndürülüyor. Ona Bo ile ilgili bildikleri her şeyi anlatıyor ve onu bambaşka bir planın içine yuvarlıyorlar. Bu arada öğreniyoruz ki Bo, enteresan güçlere sahip bir kız çocuğu. Onu kaçırıp kendi “malı” yapmayı isteyen onlarca insan var buna ilave olarak.

Bo bu sırada doktoruyla enteresan bir konuşma yapıyor. Konuşmanın enteresan olmasının sebebi ise Bo’nun daha önce görmediği bu doktora dair bir şeyler biliyor olması. Yoksa Bo zihin filan mı okuyor?

Çakma rahip Winter, Tate’i içine yuvarladığı planı harekete geçiriyor. Bo’yu içinde bulunduğu hastaneden kaçırmaya çalışıyor. Bu sırada karşı (her çatışmanın karşı bir cephesi vardır) grup da boş durmuyor tabii, kaza geçirmelerine neden olan fakat Bo’yu kaçırmayı beceremeyen kadın (adı her neyse?) aynı anda Bo’nun peşine düşüyor. Hem Tate, hem bu kadın hastanenin içinde dolaşırken, kim kazanacak diye de merak etmeden duramıyoruz.

Tate, kadından önce buluyor Bo’yu. Neyse ki kız çocuğuyla iyi anlaşıyorlar da, kaçırırken zorlanmıyor; tek zorluk karşısına çıkan kadın oluyor. Adı Onda Saklı Kadın, Bo’yu kendisi istediği için fena halde kızıyor ve şiddetin derin sularına dalıyor. Ama Bo, Tate’in kavganın ortasında sakin durmasını fırsat bilip enfes bir iğne saplayıveriyor da kadına, kaçabiliyorlar.


İsimsiz kadın, Tate und Bo.

Hastaneden çıkıp, bir otobüse atıyorlar kendilerini.

Ama Bo rahat durmuyor. Hastanede tanıştığı doktora yardım etmek için onu bulması gerektiğini söyleyerek otobüsten iniyor ve gözden kayboluyor. Çok geçmeden de bulunuyor.

Tate ve Bo, Milton Winter ve onun yanında dolaşan güzel kız Channing’in koruması altına giriyor. Tate’i ikna etmek için kurmadıkları cümle kalmıyor. Bo’ya yıllar yılı Tate’in bakması gerektiğini söylüyor, hapishaneden kaçmış biri olduğu için öldürülebileceğini ima ediyorlar. Sonunda verilen paraların da etkisiyle Tate kabul ediyor. Ayrıca Bo’dan aldığı enerjiyi de hesaba katmak gerek. İlk görüşünde neler hissetmişti, duyguları harekete geçmiş, sanki soğuk sular yıkamıştı içini. Bo’ya tabii bakar, kızı yerine koyar onu. Koyar, öyle değil mi?

Bu pazarlık süredursun, baş belası kadın yeniden buluyor onları. Dizi de tam burada aksiyon öyküsüne dönüyor, ilk bölümde bu kadar olay olur mu? İnsan takip etmekte zorlanıyor, takip edemedikçe de yazamıyor. Ne naneler yiyor senarist?

Dememe kalmadan, başka bir aksiyonun içine bırakıyor bizi sevgili senarist.

Mekânı basan kadın (evet, bildiniz, ismi belirsiz önceki kadın) herkesin çil yavrusu gibi dağılmasına neden oluyor. Fakat Tate aldığı paralarla kaçmaya çalışıyor, Bo da çok sevdiği oyuncağını geride bırakmayı içine sindiremiyor. Bu iki ultra gereksiz sebepten ötürü kadın bir kez Winter’ı, bir kez de Tate’i kurşunluyor fakat öldüremiyor. Tam Tate’i öldürecekken Bo bir vaveyla koparıyor. Fantastik gücü hemen devreye giriyor ve ölümden kurtarıyor hapishane kaçkınını.


Mekân basmak öyle kolay değil, hem de isimsizken!

Ve kaçıyorlar.

Ve kadın onları takip ediyor.

Ve kadını atlatmak için plan yapıyorlar.

Tate ve Bo, ceplerinde 120 dolarla sokakta buluyorlar kendilerini.

Ardından başlangıçtaki doktora bağlanıyoruz. Doktor Terry, Tate’in yarasını iyi ediyor. Bo da ona duymayı çok isteyeceği şeyleri söyleyerek ödemesini yapıyor.

Winter ise Channing ile bir kafede yemek yiyor. Channing’e, Bo’yu babasına emanet ettiğini söylüyor. Sahi baba kız olabilir mi onlar? Olsalar dizide ne esprisi olur?

Bekleyip göreceğiz. Ne de olsa ilk bölüm her zaman karışık olur. Çünkü bir hayatın ortasından dalıp tamamını anlamayı hiçbirimiz bekleyemeyiz ilk anda. Öyle değil mi? Rus romanlarında bütün karakterlerin isimlerini hemen öğrenemememiz de bu sebepten sonuçta.


Bo ve Tate fena da bir ikili olmamış gibiler hani?
 
 
YORUMLAR




BUNLAR DA VAR