Okuması izlemesinden daha heyecanlı!
logo logo logo logo logo
Bu sitede yer alan yazılardan yazarların kendisi sorumludur.
Referans vermeden kullanmayınız.
ÖZETLİYORUM
Bir çay demle de içelim!
Sezon: 4 Bölüm: 7

En güzel çay Reishi!

Genel olarak çok az şeyin olduğu bir Teen Wolf bölümü özetliyorum’u ile karşınızdayım. Bölümü laboratuvarında kurt adamlar üzerinde deneyler yapan, daha sonra bizi SAT sınavında gözetmen olarak göreceğimiz kimya öğretmeni ile açtık. “Yardımsever”in kasetlerinden birini dinlemesinden de anlaşılacağı gibi listedekileri öldürmek için hazırlık yapıyormuş.


O kadar paranız var ne düşünüyorsunuz, harcayın!

Diğer yandan Stiles ve Scott ise Gerrat’in dolabında buldukları Hale’lere ait olan parayla ne yapacaklarını konuşuyorlarken Malia, Satomi’nin sürüsünü ölü olarak bulduklarını söylemek için yanlarına geldi. Bence parayı Malia’ya verin, ne de olsa o da bir Hale değil mi?

Ne ara çalıştınız siz ya?

Başlarına gelen onca şeyden sonra bile çalışmaya vakit bulan takımımız sınav için okulda toplanmışlardı. Sınav esnasında öğrencilerden birinin bayılması ile yardımına Natalie, yani Lydia’nın annesi ve aynı zamanda biyoloji öğretmenimiz koştu. Bu sırada Sydney’in kollarındaki kızarıklıkları fark eden Natalie daha önce koçu baygın halde bulduğu odasına dönerek sırtındaki kırmızılıkları da görünce “Hastalık Kontrol Merkezi”ni aradı. HKM’nin de olaya karışması ile okul karantinaya alınmıştı. Ancak bir sorun vardı ki Satomi’nin de kurtlarından birini Deaton’a getirmesiyle hastalığın daha çok özel gücü olanlar üzerinde etkili olduğunu anladık.

Sonunda Natalie’nin de bir vasfını gördük!

Derek ve Melissa ise Breaden’i olanları öğrenmek için uyandırdılar. Sonunda Breaden’in birinin onları sadece kurt adamları öldüren bir virüs ile zehirlediğini onlar da anlamış oldular.

Meredith’i özledim.

Bu sırada ise Lydia sınava daha önce girdiği için evde Meredith’ten kalan eşyalara bakıp onunla iletişime geçmeye çalışıyordu ancak pek başarılı olduğu söylenemez. Lakin, Meredith’in aynı odada bulduğu fotoğrafı görmesiyle içine bir his gelmiş olacak ki koşarak okula gitti. Bu bölümde pek bir rolü yoktu, zaten bu bölümde pek bir şey yoktu.

Hale olmak başka bir şey tabi! Böyle açarsın kapıları.

Neyse, virüsün sadece doğaüstü varlıkları etkilediğini anlayan ekip, gözlerden uzak olmak için okulun yanındaki Hale sığınağına gitmeye karar verdi. Ancak tek bir sorun vardı, o da kilidi sadece bir Hale’in açabileceğiydi. Hale olduğundan bihaber olan Malia’ya topu attılar. Scott ilk defa bir akıl pırıltısı göstererek, ben kendimi kontrol edemiyorum diyerek şüpheleri ortadan kaldırdı kaldırmasına ama keşke söyleseymişsiniz kızcağıza. Şimdi daha mı iyi oldu? Güvendiği tek insan (Stiles) da ona yalan söyledi.

Bunun veda olduğunu bilseydim daha çok sarılırdım.

Yukarıda olup bitenleri anlamak için sığınağı terk eden Stiles’ın gitmeden önce Malia ile yaptığı sohbet benim için bölümün izlenmeye değer tek sahnesiydi diyebilirim. Hepimiz biliyoruz Malia ilk geldiğinde herkesi geride bırakıp kendisini kurtarmaya eğilimli birisiydi. Tabii, bunun nedeni yıllarca çakal formunda yaşamasıydı. Aylardır Stiles ile insan olmayı öğrenmeye çalışan Malia’nın bu bölümde Stiles’a “Geri dönecek misin?” diye sorması da Stiles’ın sürekli diğerlerine söylediği gibi “ büyük bir ilerleme”. Umarım bu çiftin arasını çok bozmadan düzeltirler. Yoksa bu potansiyel boşa gider.

Bir çay içmeye ne dersin tatlı kıs?

Stiles’ın yukarı çıkmasıyla olaylar her zamanki gibi aydınlandı. Koçu karantinada gören Stiles, yetişkinlerden bir onun hastalanmasının nedenini merak eden Stiles soluğu koçun odasında aldı. Kimya hocasının da odaya gelmesiyle koçun ve çocukların nasıl virüse kapıldıklarını öğrendik ve her şey biraz daha açıklığa kavuştu. Sığınakta Kira, Scott ve Malia’nın görme yetilerini de kaybetmesiyle artık tek sorunumuz panzehiri nasıl bulacaklarıydı. Bunun da cevabını Satomi ve Derek’in konuşmasından anladık. Meğer Satomi Derek’in annesi Talia’yı sürekli ziyarete gelirmiş ve her seferinde de Reishi adında bir çay getirirmiş. Satomi bu çayı çok içmesinden dolayı hastalığa yakalanmamı>. Zaten ben her zaman derim, Çay her derde deva!

Stiles olmasa ne olurdu acaba?

Hüpp diye içine çek beni!

Stiles’tan arkadaşlarının yerini öğrenmek isteyen kimyacımız Stiles’ı öldürmek üzereyken Scott’ın babası tarafından öldürüldü. Meğer baba McCall Derek’ten bir haber getirmiş. Reishi çayının yerini Stiles’a ileten baba McCall sayesinde, Stiles koşarak sığınağa gitti ve ömrünün son demlerini yaşayan Kira, Scott ve Malia’yı uyardı. Kira’nın daha önce çayın kavanozunu görmesi ve Scott’ın alfa görüşünü kullanması ile kavanozu bulması sayesinde çayın havasını soluyan ekip kolayca iyileşti. Tabii, insan olanlar çoktan iyileşmişlerdi bile.

Yüzünü dökme küçük kız.

Gelelim son sahneye. Arkadaşlarını ve Malia’yı kurtarmanın sevinciyle içeriye dalan Stiles’ı bekleyen bir kötü sürpriz vardı. Malia Stiles’ın cebindeki üçüncü listeyi de bulmuştu ve adını daha da önemlisi soyadını “Hale” olarak görmüştü. Stiles’ın ondan bir şeyler gizlediğini öğrenen Malia, Stiles’ın elini geri iterek odadan uzaklaştı. Benim de kalbimi acıttılar. Daha önce de dediğim gibi, bu ayrılık çok uzun sürmesin lütfen.
 
 
 
YORUMLAR




BUNLAR DA VAR